latest tweet from @PulpProfile
Yarım saattir baby tv izliyorum, galiba kafam guzel oldu

1 haftadır okula gitmiyordum ve bugün sonunda gitmeye karar verip 6’da kalktım, olmayan derse gittim. 23 nisan, karar almak için ne güzel bir gün değil mi?

Tanıştırayım, bir Sune cleric’i olan Roxanne, yanında Alcide’le ve aasimar bard Lavinia, gümüş ejder Palaxis’le.
Frp karakterlerimi çizmeye bayılıyorum.

Öff..

Öff..

Achievement about to unlock!

Yarın okuldaki radyo programımı ilk kez kafam güzel sunacağım, çok heyecanlı! ^^ müzikleri de tabi ki ona göre seçeceğim. Biliyorum 14.00 hiç öyle bi saat değil ama yine de gelin hep beraber takılıp dinleyelim ^^

www.buradyo.com

hatta reklam yapmak gibi olmasın ama öncesinde de bi arkadaşım çok güzel jazz falan çalıyo. 

Kendime tshirt yaptım :D ehehhehehehe ^^

Kendime tshirt yaptım :D ehehhehehehe ^^

Bugün mezuniyet konumun sunumunu yaptım fen edebiyat fakültesi dekanına ve resimde gördüğünüz u1’in üzerindeki noktayı koymayı unuttum diye dünyanın azarını yedim. Buna rağmen ses çıkartmadıysam kimse bana “ay Nian ne kadar sinirlisin” demesin -.-

Bugün mezuniyet konumun sunumunu yaptım fen edebiyat fakültesi dekanına ve resimde gördüğünüz u1’in üzerindeki noktayı koymayı unuttum diye dünyanın azarını yedim. Buna rağmen ses çıkartmadıysam kimse bana “ay Nian ne kadar sinirlisin” demesin -.-

(1) President Abraham Lincoln, who had depression
(2) Writer Virginia Woolf, who had bipolar disorder
(3) Artist Vincent Van Gogh, who had bipolar disorder
(4) Writer Sylvia Plath, who had depression
(5) Mathematician John Nash (from A Brilliant Mind), who had schizophrenia

Inspired by this post

Reblogged from: lahavlevelaislabonita
Source: madvocate
Boris vian’ın romanının bölüm başlıkları.. Gel de bu adamı sevme :’)

Boris vian’ın romanının bölüm başlıkları.. Gel de bu adamı sevme :’)

Uzulmekten, insanları kırmaktan, bir seyleri gerçek kılmaktan çekindiğim için anlatmaya cesaret edemediğim ve yazmaktan vazgeçtiğim bir sürü sey olmuştu ama ilk kez bir şeyi anlatmaya kıyamıyorum..

Tam suyu yutacakken hıçkırma korkusu diye bir şey varken paranormal activity falan yalan..

Dün Kadıköy’de polisten kaçarken sığındığımız evin camından dışarıyı izliyorduk, sokağın öbür ucundaki 6-7 kişiyi gösterip istemsizce “şuradakiler insan mı polis mi?” diye sordum..

Ufff matematiğin metafora yatkınlığı beni kendine aşık ediyor!

Umarım bunu okuyunca ne demek istediğimi anlayıp bi de bu hissi paylaşan biri vardır ya

Kitaplığımın fantastik bölümüne hosgeldiniz :)